1. Hafta - Teorik
İkna amacı gütmeyen bir iletişimden söz etmek mümkün müdür? Tüm iletişimlerimiz ikna edici bir zemine mi dayalıdır? Bu soruların yanıtı iletişim ve ikna kavramlarında yatmaktadır. Bilginin, düşüncenin ya da tutumun çeşitli yollarla ve amaçlarla başkalarına aktarılma, başkalarıyla paylaşım sürecidir iletişim.
2. Hafta - Teorik
İknanın ne olduğu konusuna değinmeden önce tutum kavramı ele almak gerekir. Gündelik hayatımızda belli birtakım tutumlar söz konusudur. Örneğin Ayten Hanım sürekli olarak belli bir deterjanı kullanırken Nurten Hanım bir başka marka deterjanı kullanır. Nevin hanım ise bir markette karşılaştığı satış elemanıyla yaptığı konuşma sonucunda önceden belli bir marka diş macunu kullanırken bunu değiştirerek satış elemanının önerdiği diş macununu kullanmaya başlamıştır.
3. Hafta - Teorik
Toplumsal bir varlık olarak insan, pek çok nedenden dolayı sürekli bir iletişim içerisindedir. Bilgi vermek, bilgi almak, yardım istemek, söz vermek, kendi duygu ve düşüncelerini anlatmak ya da başkasının duygu ve düşüncelerini öğrenmeye çalışmak vb. nedenlerden dolayı belli bir yapı ve düzen içerisinde iletişim kurulur. Bu noktada iletişimin tanımına bakmak gerekir: “İnsanlararası iletişim; bilgi, duygu, düşünce, tutum ve kanılarla, davranış biçimlerinin kaynak ile alıcı arasındaki bir ilişkileşme yoluyla bir insandan diğerine bazı kanallar kullanılarak ve değişim amacıyla aktarılması sürecidir.”
4. Hafta - Teorik
Günümüzde ikna kavramı ve süreci, üzerinde yoğun olarak çalışılan bir konudur. Genel anlamda iletişimde başarı ve başarısızlığa katkıda bulunan faktörlerin en büyüğü ikna edici iletişim ve onun uygun olarak yapılandırılması biçiminde ortaya çıkmaktadır. İkna edici tekniklerin iyi anlaşılmasıyla ve bilinmesiyle; bir eğitimci, bir reklamcı ya da bir politikacı başka deyişle amacı başkalarının düşüncelerini ve yaptıklarını değiştirmek olan her kimseyi açıkça değerlendirmek mümkün olur. İknada varolan birtakım önemli değişkenlerin varlığını da unutmamak gerekir. Aslında iknadaki değişkenlerin her biri tanımlanabilir, ayırt edilebilir ve ölçülebilir olmalıdır.
5. Hafta - Teorik
Propaganda reklamla birçok benzer tekniği kullanır. Ancak, propaganda genellikle politik veya milliyetçi temalar içerir. Propaganda broşürler, posterler, TV veya radyo yayınları ve bunların dışındaki her türlü bilgi taşıyan medya aracılığıyla yapılır
6. Hafta - Teorik
“İkna” kavramını konu alan bilimsel çalışmalar daha çok “Sosyal/Beşeri Bilimler” ana başlığı altında yer almaktadır. Bunun dışında insan, iletişim ve ikna ilişkisi göz önüne alındığında, “Dilbilim” ve “Edebiyat” da; ikna edici iletişime yönelik bakış açılarını gözlemlediğimiz alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilimsel sınıflandırmada “dal”, “alan” ve “disiplin” kelimeleri zaman zaman birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Günümüzde, sıkça karşımıza çıkan “disiplinlerarası” kavramı bilimsel çalışmaların/araştırmalarının yöntem ve sonuçlarının farklı bilim dalları/alanlarının birbirleriyle etkileşim halinde olduğunu belirtmek için kullanılmaktadır.
7. Hafta - Teorik
İkna’nın Yunan düşünür, Aristoteles/Aristo tarafından incelenip; yorumladığı eserinin adı, “Retorik”tir. Aristo’ya göre ikna üç temele dayanabilir: Ethos, yani kaynağın inanılırlığı; pathos, duygusal çekicilik ve logos, yani mantıksal çekicilik; ya da bu üçünün farklışekillerde bir arada kullanımı ikna kavramınıoluşturmaktadır.
8. Hafta - Ara Sınav (Vize)
İknacı ya da ikna edici iletişimi başlatan kişi/grup/kurum için ikna eden, iknacı, kaynak veya ikna kaynağı ifadeleriyle ikna amaçlı iletişim kurmak için harekete geçeni belirtmek istiyoruz. Kitabımızın dördüncü ünitesinde, iknacı ve ikna kaynağı ifadelerini kullanacağız. İkna kaynağı, mesajın alıcılarını/hedef kitleyi ikna edebilmek için, hem konusunda uzman olmalı hem de, ikna edici iletişim etkinliğinin amacına yönelik olarak gerekli bilgiye sahip olabilmeli ve bunu kullanabilmelidir. (Arasınav)
9. Hafta - Teorik
Amaca yönelik olarak toplanan bilgiyi ve ona yönelik kanıtları gözden geçirmeli, uygun şekilde düzenleyerek, ikna mesajını oluşturmalıdır. İkna mesajını oluşturanlar, uzman kişilerden oluşturulmuş bir grup da olabilir. Ancak İkna mesajı, hedef kitleye göre ulaştırılırken, gerekirse yeniden kodlanarak uygun araç ve kanal kullanılmalıdır.
10. Hafta - Teorik
Özet İkna edici iletişim sürecinin temel elemanlarını“kaynak, mesaj/ileti, araç, kanal ve alıcı” olarak belirtebiliriz. İletişimi, “ikna edici”yapan, ikna eden/kaynak, ikna mesajı ve ikna edilmek istenenler/alıcı”lardır. İkna etmek amaçlı iletişimi uygulayanın gerisinde, her biri konusunda uzman büyük bir ekip olabileceği gibi, kişi ikna etmek amaçlı iletişim konusunda belirli ölçülerde uzmanlaşarak, “başarılı bir iknacı” konumuna gelebilir.
11. Hafta - Teorik
Bir konuda insanları ikna etmek için belirli bir strateji izlenmesi gerekmektedir. Mesajın tek ya da çift taraflıolması mesajımızın ikna ediciliğini etkilemektedir. İkna sürecini tek bir şekilde açıklamak mümkün değildir. Hedef kitleye göre nasıl bir strateji izlenmesi gerektiği değişiklik gösterebilir.
12. Hafta - Teorik
Medya ile elde edebileceğiniz iki tipik deneyimi düşünmeye çalıştığımızda aklımıza neler gelir? İnternette gezinirken aramalar yaparsınız, ilgilendiğiniz siteleri ziyaret edersiniz ve belki de bu sitelerin biri ya da daha fazlasından özel ayrıcalıklar elde etmek adına kayıt olursunuz. İnterneti araştırma, arkadaşlarınız ve ailenizle iletişim kurmak; ya da en son haberleri almak, spor ve eğlence olaylarından haberdar olmak için de kullanabilirsiniz. İnternette dolaşmayı tamamladığınız zaman, biraz televizyon izleyebilirsiniz. Belki de televizyon izlemek için haftanın favori gününüzdesinizdir. İster internete bağlanın ister televizyon izleyin, bazı ihtiyaçlarınızı ve deneyimlerinizi karşılamak için medyayıkullanırsınız.
13. Hafta - Teorik
İkna ediciler hedef kitlelerini anlamak ve mesajlarını uyarlamak için hedef kitle analizlerini kullanmaktadırlar. Kitle iletişimi anlamında gelişen teknoloji, hedef kitlelerin ikna edicilerin mesajlarının açıklarını yakalamada yardımcıolmaktadır.
14. Hafta - Teorik
nsanlar günlük hayatlarında yüzlerce hatta binlerce sözlü ya da sözsüz mesajla iletişim kurmaktadır. Araştırmacı Albert Mehrabian’ın (1971) ifade ettiğine göre, yüz ifadelerinin ve ses tonu, hız gibi ses özelliklerinin doğru kullanılması durumunda, sözel iletişim, yani sözcükler kullanarak; konuşarak gerçekleştirilen iletişimin oranı %7, geri kalan %93’lük kısımda ise, tamamen sözsüz etmenler kanalıyla iletişim sağlanmaktadır. Mehrabian, iletişimde kullanılan sözel ve sözel olmayan etmenler ve etkileri yüzde(%) olarak ifade etmiştir.